Aynı isimli kitaptan uyarlama olan Yüzyıllık Yalnızlık dizisinde beni en çok etkileyen sahnelerden biri, José Arcadio Buendía’nın denizi bulduğu an oldu. Bu sahne, karakterin uzun süredir aradığı, uğruna emek ve fedakârlıklarla dolu bir yolculuğa çıktığı denize nihayet ulaşmasını gösteriyor. Ancak bu buluşma ironik bir şekilde, bir anda ve çabasız gerçekleşiyor. Onca emek ve arayışın ardından, denizi tesadüfen bulması José Arcadio Buendía’yı derinden sarsıyor.
Bu sahne, bana varoluşçuluktaki azim ve akış kavramlarını hatırlattı. Hayatta bazen büyük bir tutkuyla peşinden gitmemiz gereken şeyler vardır, ama onların peşinde koşarken akışa bırakmamız gerekenleri unuturuz. Ya da tam tersine, akışa bırakmamız gerekenler için aşırı çaba gösteririz. Bazen de gerçekten çok istediğimiz şeyler en beklenmedik anlarda karşımıza çıkabilir. José Arcadio Buendía’nın bu keşfi, bana şu soruyu düşündürdü: Ne zaman azim göstermeliyiz, ne zaman akışa bırakmalıyız?
Yüzyıllık Yalnızlık en sevdiğim kitaplardan biridir. Önce kitap sonra dizi herkese tavsiyemdir.
Instagram postu linki:
https://www.instagram.com/reel/DEAOWgUN9Re/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=MXJsMTR4c2hhNHgyOQ==

